Özellikle son günlerde birçok ihracatçı firma, ihracat bedellerinin tamamını yasal süresi içerisinde yurda getirmedikleri iddiasıyla idari para cezalarıyla karşılaşmaktadır.
İhracat bedellerinin yasal süresi içerisinde yurda getirilmemesi ile ilgili olarak 1567 sayılı Kanun çerçevesinde Bakanlıkça sürekli tebliğler yayınlanmaktadır. Söz konusu tebliğler ile istisna ülkelerin belirlenmesinin yanı sıra yasal süresi içerisinde yurda getirilmesi gereken ihracat bedelleri oranlarında da sıklıkla güncellemeler yapılmaktadır.
İdari yaptırım kararlarının yasal dayanağı 1567 Sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunun 3/3. Maddesi olup ilgili madde metni şu şekildedir:
"Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde iki buçuğundan fazla olamaz"
Kanun maddesine göre idari yaptırıma neden olan fiil, ihracat bedelinin yasal süresi içerisinde yurda getirilmemesi eylemidir.
Uygulamada karşılaşılan en önemli sorun ise idari para cezalarına itiraz edildiği hallerde Sulh Ceza Hakimliklerinin, T.C. Merkez Bankası’nın yayımladığı İhracat Genelgesi uyarınca ihracat hesaplarının kapatılıp kapatılmadığını aracı bankalara sorarak gelen yanıta göre hareket etmesinden kaynaklanmaktadır. Söz konusu İhracat Genelgesi’ne göre ihracat bedelinin fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde yurda getirilmesi ve İhracat Bedeli Kabul Belgesi düzenlenmesi halinde ihracat hesabı aracı banka nezdinde kapatılmaktadır.
Fakat burada önemle belirtmek gerekir ki İhracat Bedeli Kabul Belgesi(İBKB) düzenlenmesi zorunluluğu T.C. Merkez Bankası’nın yayımladığı İhracat Genelgesi ile getirilmiş olup kanaatimizce genelge ile düzenlenen bir husus nedeniyle 1567 sayılı kanuna dayanılarak idari para cezasına hükmedilmesi hukuken mümkün değildir. Zira yukarıda da değindiğimiz üzere idari yaptırım kararına konu olan yasaya göre yaptırıma neden olan fiil, İhracat Bedeli Kabul Belgesi düzenlenmemesi ve ihracat hesabının kapatılmaması değil, ihracat bedelinin yasal süresi içerisinde yurda getirilmemesi eylemidir. Dolayısıyla ihracat bedelinin yasal süresi içerisinde yurda getirildiği bir durumda sadece İhracat Bedeli Kabul Belgesi düzenlenmediği ve ihracat hesabı kapatılmadığı için ihracatçı firmanın idari para cezasıyla karşı karşıya kalmasının hukuka aykırı olacağı görüşündeyiz.